Nasıl Zehirleniyoruz Ve Nasıl Hayatta Kalıyoruz?

0
456
nasıl zehirleniyoruz

Nasıl zehirleniyoruz ve nasıl hayatta kalıyoruz? soruları hemen hemen hepimizin aklına geliyordur. Süreğen olan hayatımızda hiçbir zararlı alışkanlığı bulunmayan sıradan bir insanin bir gününü nasıl yaşadığını düşünelim…Farkına bile varmadan ufak ufak zehirleniyoruz.

Nasıl Zehirleniyoruz Ve Hayatta Nasıl Kalıyoruz?

Her gün yaptığımız rutinlerimiz var. Yaşıyoruz çünkü, nefes alıyoruz. Hayatın yoğun temposunda zehirlendiğimizin farkına varmıyoruz. Peki nasıl zehirleniyoruz? Bir günümüzü inceleyelim kaba taslak bir şekilde.

Farkına Varmadan Zehirleniyoruz?

Bölüm 1

Her sabah yüksek gerilim hattına ve baz istasyonuna yakın evlerimizde sabah erkenden uyanıyoruz. Almış olduğumuz nefesle hava kirliliğinden kaynaklanan zararlı gazları ciğerlerimize dolduruyoruz. Yataktan kalkıyoruz, yere basıyoruz, yerdeki halıda ve parke cilasında bulunan kanserojen kimyasallara temas ediyoruz. Banyoya girip, çeşitli kimyasal içeren şampuan, köpük ve sabunlar kullanıp, temizlik malzemelerinin kimyasallarına maruz kalıyoruz.

Asbestli borulardan gelen bol su ile yıkanıp, güzelce kirlerimizden arınıyoruz. Suyun içindeki mikroplara ve bu mikropları öldürmek için konulmuş klora temas edip, asbestten kaynaklanan kanserojen etkiye maruz kalıyoruz.

Banyo bitti, kurulanıp, elbisemizi giyip, doğal olmayan kumaş boyaları ve kumaşa özellik kazandırmak için kullanılan kimyasal malzemelerin cildimize temas ettiğini bilmeyerek, cildimiz tarafından emildi ve kanımıza karışıyor.

Parfüm ve makyaj malzemeleri kullanıyoruz ve yeniden kimyasallara maruz kalıyoruz.

Acıkıyoruz ve mutfağa gidip, kendimize mükellef bir kahvaltı hazırlıyoruz, ekmek kızartıyoruz. Ekmeğin kenarları hafifçe yandı, kanserojen hale geldi ama afiyetle yiyoruz.. Kahvaltıda yediğimiz domates ve salatalığın üretiminde bolca tarım ilacı, suni gübre ve hormon kullanılıyor, zeytin ağaçtan topladıktan sonra hızlı olgunlaşması için kostikle kuruluyor, taze kaşar zaten kimyasal katkı maddeleri ile üretiliyor. Yediğimiz yeşilliklerin sulandığı sularda kanalizasyon karışımı olduğunu bile bilemeden.

tarım ilacı, suni gübre ve hormon sağlığımızda ciddi sıkıntılar oluşturuyor

Kahvaltımızı bitiriyoruz, harika köpüren bol kimyasallı bulaşık deterjanı ile tabağımızı ve çatalımızı yıkıyoruz, kimyasal diş macunu ile dişlerimizi fırçalıyoruz, kanserojen yapıştırıcı kullanarak üretilmiş ayakkabılarımızı giyiyoruz ve işe gitmek üzere evden çıkıyoruz. Asansöre binip, asansörde ki vatandaşın hapşırığına maruz kalıyoruz, virüslerini bir üslerine damlacıklar şeklinde armağan olarak alıyoruz.

nasıl zehirleniyoruz ve hayatta nasıl kalıyoruz?

Otobüs durağına yürürken arkadaşımızı arıyoruz, radyasyon yayan cep telefonunu beynine olabildiğince yaklaştırarak konuşuyoruz.

Beklerken bol miktarda kanserojen egzoz dumanı ve ağır metal soluyoruz, sonra beklediğimiz araba geliyor ve biniyoruz. Geçen süre zarfında, tiryaki olan arkadaş bu sürede iki sigara içiyor, otomatikmen pasif içici olarak dumanı ciğerlerimize buyur ediyoruz.

İş yerinde evdekinin onlarca katı olan radyasyon, manyetik alan, grip olmuş dört iş arkadaşı ve yoğun stres ile birlikte,tüm gün stres ve saymakla tükenmeyen zararlılar karşısına çıkmaya devam ediyor.  Bol bol mikrop ve kanserojen, kimyasal madde, radyasyon ve manyetik alana maruz kalıyoruz. Akşam yorgun argın geldiğimiz evimizde bol tarım ilacı, hormon ve katkı maddesi içeren işlenmiş gıdalardan oluşan yemeğimizi yedikten sonra radyasyon yayan televizyonumuzu seyrederek koltukta uyuklarken kalkıp yatağına gidiyoruz. Her türlü zararlı kumaş boyası sentetik madde ve kimyasallar içeren yastığımıza huzurla başımızı koyup, yorganımıza sarılarak mutlu ve huzurlu bir şekilde uyuyoruz.

Nasıl zehirleniyoruz ve nasıl hayatta kalıyoruz? diye hala sorabiliriz. Bölüm 2’de de nasıl hayatta kalıyoruz? sorusuna cevap vereceğiz. Evet nasıl zehirleniyoruz ve nasıl hayatta kalıyoruz? mesele tamamen bu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here